ABD istihbaratının hazırladığı gizli değerlendirmeler, Küba ekonomisinin son yılların en ağır krizlerinden birini yaşadığını ortaya koyarken, Washington’daki siyasi söylemin aksine bu tablonun Havana’daki yönetimin kısa vadede çökmesine yol açacağına dair net bir kanaat içermiyor.
Reuters’a konuşan ve değerlendirmelerden haberdar üç kaynağa göre, CIA, Küba’da özellikle enerji sektörünün “son derece kritik” durumda olduğuna dikkat çekti. Tarım ve turizm gibi kilit alanlar uzun süreli elektrik kesintileri, ticaret yaptırımları ve kronik kaynak yetersizliği nedeniyle ciddi baskı altında. Ülke genelinde, Havana dışındaki bölgelerde elektrik kesintilerinin günde ortalama 20 saate kadar çıktığı belirtiliyor.
Trump: Küba düşmeye hazır
Bu değerlendirmeler, ABD Başkanı Donald Trump’ın geçtiğimiz hafta sonu Venezuela’da gerçekleştirilen ABD operasyonunun ardından yaptığı açıklamalarla çelişiyor. Trump, Air Force One’da gazetecilere “Küba düşmeye hazır görünüyor. Gelirlerinin neredeyse tamamını Venezuela petrolünden sağlıyorlardı” demişti.
Washington’da bazı üst düzey yetkililer, Karacas yönetiminin devre dışı bırakılmasıyla Küba’ya akan petrolün kesilmesinin, Havana’daki yönetimi zayıflatacağını savunuyor. Marco Rubio gibi isimler için bu senaryo, uzun süredir dile getirilen bir hedef olarak öne çıkıyor.
Ancak Reuters’a konuşan kaynaklara göre, CIA’in son analizleri bu varsayımı kesin biçimde desteklemiyor. Değerlendirmelerde, ekonomik koşulların ağırlaştığı kabul edilse de bunun otomatik olarak bir rejim değişikliğine yol açacağı sonucuna varılmıyor.
Venezuela petrolü kritik ama tek belirleyici değil
Küba’nın en büyük petrol tedarikçisi olan Venezuela’dan gelen sevkiyatların durma noktasına gelmesi, ekonomideki kırılganlığı daha da artırıyor. ABD’nin, geçici Venezuela yönetimini petrol sevkiyatlarını büyük ölçüde ABD’ye yönlendirmeye ikna ettiği belirtiliyor. Bağımsız analistlere göre, bu durum Küba ekonomisi üzerinde “kaçınılmaz ve ağır” bir baskı yaratacak.
Buna rağmen istihbarat raporları, krizin 1990’larda Sovyetler Birliği’nin dağılması sonrası yaşanan ve “Özel Dönem” olarak bilinen çöküşten henüz daha derin olmadığı görüşünü de içeriyor.
Genç nüfus göç ediyor
ABD’li yetkililere göre, Küba’da son yıllarda dikkat çekici bir demografik dönüşüm yaşanıyor. Özellikle 50 yaş altı nüfusun büyük bölümü ülkeyi terk etti. Resmî verilere göre 2023’te 10 milyonun üzerinde olan nüfusun bugün 9 milyonun altına düşmüş olabileceği değerlendiriliyor.
Bu durumun, siyasi değişim ihtimalini hem zayıflatabileceği hem de farklı bir yönde tetikleyebileceği vurgulanıyor. Kaliforniya Üniversitesi San Diego’dan emekli profesör Richard Feinberg, ekonomik koşulların “son derece kötü” olduğunu ancak bunun her zaman siyasi sonuç doğurmadığını söylüyor.
“İnsanlar açken öncelikleri siyaset olmaz, hayatta kalmaya odaklanırlar” diyen Feinberg, öte yandan umutsuzluğun bazı durumlarda korku eşiğini aşarak sokak protestolarına yol açabileceğini de hatırlatıyor.
Sonuç: Çöküş derin, gelecek belirsiz
CIA’in değerlendirmeleri, Küba’nın ekonomik açıdan ağır bir darboğazda olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Ancak Washington’da dile getirilen “rejim çöküşü” beklentisinin istihbarat kurumları tarafından kesin bir olasılık olarak görülmediği anlaşılıyor. Küba’nın geleceği, ekonomik baskıların toplumda nasıl bir karşılık bulacağına bağlı olarak belirsizliğini koruyor.











