Türkiye’den bir iş insanını öldürmek için gönderilen M.C.S. aleyhindeki dava karara bağlandı
TETİKÇİYE 8 YIL 6 AY HAPİS
Girne’de bir iş insanına yönelik 2024 yılında planlanan kanlı infaz girişimi, polisin dikkati ile önlenmişti. Türkiye’den özel olarak adaya gönderilen kiralık tetikçi M.C.S., suikast amacıyla silah ve mühimmat temin edip olay yerine bırakmasının ardından 8 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm edildi. Karar, Girne Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Melek Esendağlı tarafından açıklandı. Mahkeme, sanığın yalnızca silah bırakmadığını, örgütlü ve planlı bir cinayet girişiminin aktif parçası olduğunu vurguladı.
SUİKAST PLANI SON ANDA ENGELLENDİ…
Mahkeme Başkanı Esendağlı, olayın Kasım 2024’te Girne’de yaşandığını hatırlatarak, sanığın gece yarısı bir cafenin önündeki saksının içine tabanca ve mermiler bıraktığını açıkladı. Polisin aldığı bir ihbar üzerine bölgeye giden Adli Şube ekipleri, güvenlik kameralarında sanığın iki kişiyle birlikte çıkmaz bir sokağa girdiğini ve suikast hazırlığını ortaya koyan kritik görüntülere ulaştı. Bu gelişmeler üzerine 7 kişilik özel bir soruşturma ekibi kuruldu ve dosya genişletildi.
CİNAYET İÇİN GİRNE’YE GELDİ…
Mahkeme, sanık M.C.S.’nin sıradan bir ziyaretçi değil, bu suikastı gerçekleştirmek üzere Türkiye’den özellikle gönderilmiş bir tetikçi olduğunun altını çizdi. Sanığın kaldığı otel odasında yapılan aramada, 1 adet tabanca, 20 adet canlı mermi ele geçirildi. Mahkeme Başkanı Esendağlı, olayın vahametini artıran en önemli detaylardan birinin, aynı iş insanına yönelik ikinci suikast girişimi olması olduğunu vurguladı. Girne’de 2024 yılı içinde üç ay arayla aynı hedefe yönelik Türkiye’den gelen kiralık tetikçiler tarafından iki ayrı öldürme planı yapıldığı belirlendi. İlk girişimde, iki tetikçi kiralık araçla keşif yaparken trafik ekiplerince yakalanmış, böylece olası bir cinayet daha önlenmişti.
“BU SUÇLAR ÜLKENİN GÜVENLİĞİNE YÖNELİK BİR TEHDİTTİR”…
Mahkeme Başkanı Melek Esendağlı, kararın gerekçesini açıklarken sert ifadeler kullandı, “Son dönemlerde işlenen bu tür suçlar toplumda ciddi bir korku yaratmaktadır. Bu eylemler yalnızca bireylere değil, ülkenin huzuruna ve güvenliğine yönelmiş tehditlerdir.” Esendağlı, kamu yararının her şeyin önünde tutulması gerektiğini ve mahkemelerin bu tür organize, silahlı suçlara karşı tavizsiz olması gerektiğini vurguladı.











