Arktik bölgesinin yaklaşık yarısı Rusya sınırları içinde yer alıyor. Bölgedeki nüfusun üçte ikisi Rusya’da yaşıyor.
Arktik Konseyi verilerine göre, küresel ekonominin yaklaşık yüzde 0,4’ünü oluşturan bölgede ekonomik üretimin üçte ikisi Rusya’ya ait. Rusya, Arktik’te askeri varlığını uzun süredir genişletiyor. Simons Foundation’ın verilerine göre geniş Arktik bölgesinde 66 askeri tesis bulunuyor.
Bunların 30’u Rusya’da, 36’sı ise Arktik topraklarına sahip NATO ülkelerinde yer alıyor. NATO tarafındaki üslerin 15’i Norveç’te, sekizi ABD’de, dokuzu Kanada’da, üçü Grönland’da ve biri İzlanda’da bulunuyor.
CNN International’ın haberine göre İngiltere merkezli düşünce kuruluşu RUSI, Rusya’nın nükleer denizaltı filosunu modernize ettiğini, radar ve füze kabiliyetlerini geliştirdiğini bildiriyor.
İş birliği döneminin sona ermesi
Soğuk Savaş sonrası dönemde Arktik Rusya ile Batı ülkeleri arasında iş birliğinin mümkün olduğu alanlardan biri olarak görülüyordu. 1996’da kurulan Arktik Konseyi, biyolojik çeşitlilik, iklim ve yerli toplulukların korunması gibi konularda ortak çalışmalara zemin hazırladı.
Rusya, 2014’te Kırım’ı ilhak ettikten sonra bazı güvenlik platformlarından uzaklaştırıldı. 2022’de Ukrayna’ya yönelik saldırıların ardından iş birliği büyük ölçüde durdu.
2023 ve 2024’te Finlandiya ile İsveç’in NATO’ya katılmasıyla Arktik bölgesi Rusya ve NATO arasında yaklaşık eşit şekilde bölünmüş durumda.
ABD’nin Grönland gündemi
Trump, ABD’nin ulusal güvenliği gerekçesiyle Grönland’ın stratejik önemini vurguluyor. ABD, Çin ve Rusya’nın bölgedeki faaliyetlerini gerekçe gösterirken, Danimarka’nın bu stratejik alanı savunmakta yetersiz kalacağını öne sürüyor.
Grönland dünyadaki en büyük ada olmasına rağmen Arktik ülkelerinden biri olmayan Çin de bölgeye ilgi gösteriyor. Çin 2018’de kendisini “Arktik’e yakın devlet” olarak tanımladı ve “kutuplar ipek yolu” projesini açıkladı. 2024’te Rusya ve Çin Arktik’te ortak devriyeye başladı.
Bölge, iklim değişikliğinden en hızlı etkilenen alanlardan biri. Arktik’in küresel ortalamanın yaklaşık dört katı hızla ısındığı belirtiliyor. Hızlı buz erimesi ekolojik riskler doğururken, madencilik ve deniz taşımacılığı açısından yeni fırsatlar yaratıyor.










