Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Cansu N. Nazlı, hayat pahalılığı ödeneğinin durdurulmasını öngören yasa tasarısını eleştirerek, tasarruf gerekçesiyle hayat pahalılığı ödeneğinin dondurulmasından önce başka adımların atılması gerektiğini belirtti.
Partiden yapılan açıklamaya göre Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Cansu N. Nazlı, Kıbrıs Postası’nda Erçin Şahmaran’ın sorularını yanıtladı.
Nazlı, hayat pahalılığı ödeneğinin durdurulmasını öngören yasa tasarısına yönelik bazı eleştirilerde bulunarak, hayat pahalılığı ödeneğinin dondurulmasının ekonomik tasarruf gerekçesiyle hazırlandığını anımsatarak şunları kaydetti.
“Emekçinin cebine el atmadan önce yapılacak birçok adım var. Bunlardan birincisi özel üniversitelerde ve okullarda teşvik ve muafiyetlerin kaldırılması, büyük otellere sağlanan imtiyazların kaldırılması ve vergilendirilmesi, AKSA ile ilgili sözleşmenin feshedilmesi ve Kalecik Santrali’nin kamulaştırılması, sosyal sigorta primlerinin gerçek maaş üzerinden yatırılması.”
-“Kamu bütçesinin büyük bir kısmı teşvik ve muafiyetlere gidiyor”
Nazlı, kamu bütçesinin büyük kısmının maaşlara gittiği yönündeki söylemin gerçeği yansıtmadığını belirterek, teşvik ve muafiyetlerin bütçede önemli bir yer tuttuğunu söyleyerek, bu kalemlerin ortadan kaldırılması durumunda kamu maliyesinde ciddi bir artış sağlanabileceğini dile getirdi.
Hayat pahalılığı ödeneğinin yalnızca kamu çalışanlarını değil, doğrudan asgari ücretlileri de etkilediğini belirten Nazlı, asgari ücretin en düşük kamu maaşına eşitlenmesi ve hayat pahalılığı oranında artırılması gerektiğini belirtti.
Kamuya yeni gelir yaratma noktasında servet vergisinin önemli bir seçenek olduğunu da belirten Nazlı, “Ultra zenginlerden servet vergisi alınmalı” dedi.
Meclis önündeki eylemlerin sadece hayat pahalılığı meselesi olmadığını; yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarına karşı olduğunu belirten Nazlı, erken seçim ya da hükümet değişikliğinin çözüm olmayacağını savunarak, “Gerçek değişim ancak örgütlü toplumsal mücadeleyle mümkün” dedi.










