Cittaslow Yeniboğaziçi Belediyesi ve Slowfood Salamis işbirliğiyle düzenlenen “Tohum Takas Şenliği” ile “İklim Krizinde Tohumların Önemi ve Biyolojik Çeşitlilik” paneli, 9 Mayıs Cumartesi günü Yeniboğaziçi Belediyesi Kültür Salonu’nda gerçekleştirildi. Doğayla uyumlu yaşamı, yerel üretimi ve dayanışmayı merkeze alan etkinlikte, atalık tohumların korunmasının önemi vurgulanırken, gelecek nesillere temiz ve sağlıklı bir dünya bırakma hedefi ön plana çıktı.
Sabah saatlerinde açılış ve giriş konuşmalarıyla başlayan etkinlikte uzman isimler iklim krizi, biyolojik çeşitlilik ve agroekoloji üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Panelin ilk konuşmasını Doğu Akdeniz Üniveristesi’nden Dr. Özge Cumaoğulları Eker, “İklim Değişikliği, İnsan ve Kıbrıs” başlıklı konuşmasıyla iklim krizinin insan sağlığı ve ada üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
İkinci konuşmada Taşkent Doğa Parkı Kıbrıs Tohum Bankası’ndan Biyolog Tuğberk Emirzade, “Biyoçeşitlilik ve Yaşam” konusunda yaptığı sunumda Kıbrıs’ın doğal zenginliklerinin korunmasının önemine değinerek yerel tohumların ekosistem için taşıdığı değeri anlattı.
Üçüncü konuşmada EKODER Başkanı ve Ziraat Yüksek Mühendisi Arca Atay, “Agroekoloji ve Yerel Tohumlar” başlıklı konuşmasında endüstriyel tarımın doğa üzerindeki etkilerine değinerek yerel üretimin ve atalık tohumların sürdürülebilir tarım açısından hayati önem taşıdığını ifade etti.
Dördüncü konuşmada ise 4K Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Solyalı, “Sürdürülebilir Kooperatif Örneği” sunumuyla üretimde dayanışmanın ve kooperatifleşmenin toplumsal kalkınmadaki rolünü anlattı.
Panel sonrasında düzenlenen şenlik kapsamında ata tohumu paylaşım stantları, geri dönüşüm ve çocuk atölyeleri, halk dansları gösterileri, yerel ürün stantları ve müzik dinletisi gerçekleştirildi. Etkinlik boyunca vatandaşlar ücretsiz tohum takası yaparak atalık tohumların yaşatılmasına katkı sağladı.
Şenlikte konuşan Yeniboğaziçi Belediye Başkanı Katip Demir, yerel tohumların yalnızca tarımsal bir değer değil aynı zamanda kültürel miras olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:
“Toprağımıza, üreticimize ve atalık tohumlarımıza sahip çıkmak geleceğimize sahip çıkmaktır. Çocuklarımıza temiz, sağlıklı ve sürdürülebilir bir yaşam bırakmak istiyorsak yerel üretimi desteklemeli, doğayla uyum içinde yaşamayı öğrenmeliyiz. Dayanışma kültürünü büyüterek hem üreticimizi koruyacak hem de biyolojik çeşitliliğimizi gelecek nesillere aktaracağız.”
Etkinlik boyunca çevre bilinci, sürdürülebilir yaşam, üretimde dayanışma ve yerel değerlerin korunması mesajları öne çıkarken, katılımcılar organizasyonun geleneksel hale getirilmesi yönündeki temennilerini dile getirdi.











