Basın Emekçileri Sendikası (Basın-Sen), Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası ile ilgili düzenlemenin yeniden görüşüleceği komite toplantısına basın örgütlerinin davet edilmemesini eleştirerek, yasa değişikliğinin ilgili tüm kesimlerin katılımıyla yeniden ele alınması çağrısında bulundu.
Basın-Sen’den yapılan yazılı açıklamada, hükümetin aynı hatada ısrar ettiği belirtilerek, “Basın emekçilerini dışlayarak basın özgürlüğü tartışılamaz.” ifadelerine yer verildi.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman tarafından bir kez daha görüşülmek üzere Cumhuriyet Meclisi’ne geri gönderildiği anımsatılan açıklamada, Ceza Muhakemeleri Usulü ile ilgili düzenlemenin 20 Mayıs’ta Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi’nde yeniden ele alınacağının öğrenildiği belirtildi.
– “Basın örgütlerinin komite toplantısına yine davet edilmemesi kabul edilemez”
Açıklamada, kamuoyunda günlerdir tartışılan, gazetecilik faaliyetlerini doğrudan ilgilendiren, basın emekçilerini cezai yaptırım tehdidiyle karşı karşıya bırakan ve halkın haber alma hakkını sınırlama riski taşıdığı ifade edilen düzenleme yeniden görüşülürken, basın örgütlerinin komite toplantısına yine davet edilmemesinin “kabul edilemez” olduğu ifade edildi.
Yaşanan tartışmalara, yapılan uyarılara, kamuoyunda yükselen tepkilere ve basın örgütlerinin itirazlarına rağmen hükümet ile komitenin tavrını değiştirmediğinin belirtildiği açıklamada, basın emekçilerinin haklarını, çalışma koşullarını ve ifade özgürlüğünü doğrudan ilgilendiren bir konuda basın örgütlerinin dışarıda bırakılmasının “siyasi bir tercih” olduğu görüşü dile getirildi.
– “Masumiyet karinesini korumanın yolu gazeteciliği suç tehdidi altına almak değildir”
Sendika açıklamasında ayrıca, “Bu tercih, niyetin de yöntem kadar sorunlu olduğunu göstermektedir.” ifadelerine yer verilirken, “Masumiyet karinesi elbette korunmalıdır. Ancak masumiyet karinesini korumanın yolu gazeteciliği suç tehdidi altına almak değildir.” denildi.
“Bir etik ilkenin ihlal edilmesi ihtimalini hapis tehdidiyle düzenlemek, demokratik hukuk devleti anlayışıyla bağdaşmaz.” ifadeleri kullanılan açıklamada, hükümetin tüm tepki ve uyarılara rağmen aynı yöntemde ısrar etmesinin “diyalog değil, dayatma peşinde olduğunu gösterdiği” ifade edildi.
Gazetecileri, basın emekçilerini ve halkın haber alma hakkını doğrudan ilgilendiren hiçbir düzenlemenin ilgili kesimler dışlanarak meşru hale getirilemeyeceği belirtilen açıklamada, “Aksi halde ortaya çıkacak sonuç, basın özgürlüğüne karşı bilinçli bir müdahale olacaktır.” denildi.










