İngiliz The Independent gazetesi, Birleşmiş Milletler’in (BM) Kıbrıs sorununa çözüm bulunması amacıyla, geçmişteki federal modellerden daha esnek bir yapıyı öngören yeni bir taslak üzerinde çalıştığını ileri sürdü.
Gazetenin gördüğünü belirttiği ayrıntılara göre, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’ın üzerinde çalıştığı modelin, Kıbrıs Rum tarafının “federasyon”, Kıbrıs Türk tarafının ise iki ayrı devlet talebine yaklaşan, “konfederasyon” olarak tanımlayabileceği bir esnekliğe sahip olması hedefleniyor.
Haberde, Avrupa Birliği içinde iki kurucu devlet, sınırlı ortak yetkiler ve taraflar arasındaki görüş ayrılıklarının aşılmasında “yapıcı muğlaklık” esasına dayalı bir modelin gündemde olduğu savunuldu.
– Siyasi eşitliğe sahip iki kurucu devlet
The Independent haberinde, taslak çerçevenin, siyasi eşitliğe sahip iki kurucu devlet ile ortak yetkileri önemli ölçüde azaltılmış küçük bir merkezi yapıdan oluşabileceği ileri sürüldü.
Günlük yönetimle ilgili konuların büyük bölümünün kurucu devletler tarafından yürütülmesinin, yalnızca tarafların ayrı ayrı üstlenemeyeceği alanların ortak yapıya bırakılmasının öngörüldüğü de belirtildi.
Ortak yetkiler kapsamında, iki liderin başkanlığında dönüşümlü bir başkanlık konseyi kurulmasının yer aldığı da savunuldu. Başkanlık dönemlerinin Kıbrıs Rum tarafı lehine ikiye bir veya üçe bir oranında düzenlenebileceği, doğrudan seçilecek federal parlamento yerine Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum milletvekillerinden oluşan bir “çatı konsey” kurulabileceği ifade edildi.
Bunun yanında, ortak yapıda dışişleri, savunma, içişleri ve vatandaşlık, maliye ile Avrupa işleri gibi beş veya altı bakanlığın bulunabileceği iddia edildi. Bakanlar Kurulu’nda alınacak önemli kararlarda en az bir Kıbrıslı Türk bakanın olumlu oyunun aranmasının da siyasi eşitliği güvence altına alacak maddelerden biri olarak değerlendirildiği, ancak bu konunun taraflar arasında anlaşmazlık yaratabileceği kaydedildi.
– İlk aşamada Kapalı Maraş’ın iadesi
Haberde, Kıbrıs Türk tarafının tanınma ve özerklik kazanımı karşılığında toprak düzenlemesine gidilmesinin gündeme geleceği ileri sürüldü. Bu kapsamda Kapalı Maraş’ın ilk aşamada iade edilmesinin değerlendirilebileceği belirtildi.
Garantiler konusunda ise 1960’ta oluşturulan Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık’tan oluşan garantörlük sisteminin yerine adada sınırlı sayıda çok uluslu gücün bulunacağı NATO formülünün geliştirilmesinin değerlendirildiği ifade edildi.
– Doğrudan ticaret, doğrudan uçuş ve doğrudan temas
Gazeteye göre BM, iki veya üç yıllık bir geçiş dönemi üzerinde de duruyor. Kıbrıs Türk tarafının doğrudan ticaret, doğrudan uçuş ve doğrudan temas olarak ifade ettiği “3D” talebinin kademeli şekilde hayata geçirilmesi, bazı kısıtlamaların hafifletilmesi ve limanlara erişimin sağlanması geçiş düzenlemeleri arasında yer alıyor.
Doğal gaz kaynaklarının işletilmesi ve değerlendirilmesi konusunda da ilerleme sağlanabileceği, Kıbrıs sorununun çözümü ile Gümrük Birliği başta olmak üzere Türkiye-AB gündemi arasında bir bağlantı kurulması ve bunun daha geniş bir Türkiye-AB paketinin parçası haline getirilmesi öngörülüyor.- “Erhürman, çerçeveyi müzakere etmeye daha hazır”
The Independent, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın bu tür bir çerçeveyi müzakere etmeye daha hazır olduğunu, Rum Lider Nikos Hristodulidis’in ise iç siyasi baskılar nedeniyle daha temkinli davrandığını savundu.
Gazete, Cumhurbaşkanı Erhürman’ın sosyal medya hesabından yaptığı, ortada bir plan değil, yalnızca bazı fikirler bulunduğuna yönelik açıklamasını hatırlattı; gazeteye konuşan GKRY Londra Yüksek Komiser Yardımcısı Spyros Miltiades’in de taraflara resmi olarak sunulmuş bir BM önerisi bulunmadığını aktardığını kaydetti.







