Akpınar: Kıyılarımızda “Deniz Güvenliği ve Acil Müdahale Ağı” kurulmalı

Demokrat Parti (DP) Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, KKTC kıyılarında deniz kazaları, yangınlar, sağlık acilleri, kaybolma vakaları, düzensiz göç ve doğal afetlere hızlı müdahale edilebilmesi amacıyla “Kıyı Belediyeleri Deniz Güvenliği ve Acil Müdahale Ağı” kurulmasını önerdi.

Akpınar, yaptığı açıklamada, yaşanan acı deniz kazasının kıyılardaki ilk müdahale kapasitesinin, kurumlar arası koordinasyonun ve teknolojik imkanların önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti.

Önerilen yapının Sahil Güvenlik Komutanlığı, liman ve denizcilik makamları ile merkezi arama-kurtarma birimlerinin görev ve yetkilerinin yerine geçmeyeceğini vurgulayan Akpınar, sistemin ulusal arama-kurtarma yapısıyla koordineli çalışacak yerel ve tamamlayıcı bir güç olarak oluşturulması gerektiğini kaydetti.

Bölgesel müdahale merkezleri oluşturulacak

Girne, Lapta-Alsancak, Çatalköy-Esentepe, Tatlısu, İskele, Gazimağusa, Yeniboğaziçi, Mehmetçik-Büyükkonuk ve Yenierenköy-Dipkarpaz başta olmak üzere kıyı bölgelerinin; risk, nüfus, deniz trafiği, plaj yoğunluğu ve liman hareketliliği dikkate alınarak bölgesel müdahale merkezlerine ayrılmasını öneren Akpınar, merkezlerin 24 saat göreve hazır olması gerektiğini ifade etti.

Akpınar, her merkezde hızlı kurtarma botları, sedye taşıma kapasiteli kurtarma jet-skileri, deniz ambulansı, sağlık personeli, eğitimli kaptanlar, dalgıçlar ve su altı-su üstü arama-kurtarma ekiplerinin bulunması gerektiğini belirtti.

Sistemde ayrıca otomatik şok cihazı, oksijen, travma ve hipotermi müdahale ekipmanları, termal kamera, gece görüş sistemleri, deniz telsizi, uydu haberleşmesi, ortak acil durum frekansı ile yangın, su tahliye ve çevre kirliliğine müdahale ekipmanlarının yer alması gerektiğini kaydetti.

İHA ve insansız deniz araçları kullanılmalı

Yeni teknolojilerin sistemin önemli bir parçası olması gerektiğini ifade eden Akpınar, termal kameralı ve uzun süre havada kalabilen insansız hava araçlarıyla geniş deniz alanlarının kısa sürede taranabileceğini söyledi.

Akpınar, kamera, sonar ve sensörlerle donatılmış insansız deniz araçlarının da personelin hayatını riske atmadan olay bölgelerine ulaşabileceğini, deniz yüzeyini tarayabileceğini ve komuta merkezine anlık görüntü aktarabileceğini belirtti.

Su altı arama çalışmalarında kullanılmak üzere uzaktan kumandalı su altı araçlarının da sisteme dahil edilmesini isteyen Akpınar, böylece batıklar ve su altında meydana gelen kazalarla kayıp vakalarına yönelik teknik kapasitenin artırılabileceğini ifade etti.

Deniz ambulansı sistemi önerisi

Akpınar, kurulacak deniz ambulanslarının kıyılarda, limanlarda, yolcu gemilerinde, balıkçı teknelerinde ve özel deniz araçlarında meydana gelebilecek kalp krizi, ağır yaralanma, boğulma, yanık ve travma vakalarına deniz üzerinden müdahale ve tahliye imkanı sağlaması gerektiğini belirtti.

Deniz ambulanslarının kara ambulansları ve hastanelerle aynı acil sağlık komuta sistemi içerisinde çalışması gerektiğini kaydetti.

“Gönüllü Deniz Destek Filosu” kurulmalı

Balıkçı tekneleri, tur tekneleri, özel yatlar, marina işletmeleri, su sporları merkezleri ve gönüllü denizcilerin de önceden kayıt altına alınarak sertifikalı bir “Gönüllü Deniz Destek Filosu” oluşturulmasını öneren Akpınar, büyük afet ve kitlesel kazalarda bu araçların nasıl ve kim tarafından yönlendirileceğinin olay yaşanmadan önce belirlenmesi gerektiğini söyledi.

Akpınar, deniz kazalarında ilk dakikaların hayati önem taşıdığını belirterek, merkezi ekipler olay yerine ulaşana kadar yakın bölgelerde bulunan eğitimli personel, kurtarma botları, deniz ambulansları ve gönüllü teknelerin müdahalesinin hayat kurtarabileceğini ifade etti.

Ortak komuta merkezi ve düzenli tatbikat çağrısı

Sistemin yalnızca araç ve ekipman alımıyla kurulamayacağını vurgulayan Akpınar, ortak komuta merkezi, açık görev tanımları, düzenli personel eğitimi, uluslararası sertifikasyon, yılda en az iki kez geniş kapsamlı tatbikat, sürekli bakım bütçesi ve kurumların katılımıyla standart müdahale planları oluşturulması gerektiğini belirtti.

Akpınar, kıyı belediyelerinin bütçe imkanlarının farklı olduğuna dikkat çekerek, araç ve ekipmanların merkezi bütçe, belediyeler, liman gelirleri, Türkiye Cumhuriyeti yardımları, Avrupa Birliği programları, uluslararası fonlar ve özel sektör katkılarından oluşacak ortak bir finansman modeliyle karşılanabileceğini kaydetti.

“Deniz güvenliği bir tercih olmamalıdır”

KKTC’nin bir ada ülkesi olması nedeniyle denizlerin yalnızca ulaşım, turizm ve ekonomik faaliyet alanı olarak görülmemesi gerektiğini belirten Akpınar, denizlerin aynı zamanda sürekli gözetim, hazırlık ve müdahale gerektiren önemli bir sorumluluk alanı olduğunu ifade etti.

Akpınar, hükümeti, ilgili bakanlıkları, Sahil Güvenlik Komutanlığını, Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığını, belediyeleri, sağlık kurumlarını, üniversiteleri ve denizcilik sektörünü ortak çalışma masasında buluşmaya çağırdı.

Cumhuriyet Meclisi’nde bu yapının hukuki, idari ve mali altyapısının oluşturulması ile görev, yetki ve sorumlulukların belirlenmesi için gerekli girişimleri başlatmaya hazır olduklarını belirten Akpınar, amaçlarının herhangi bir kurumun görev alanına müdahale etmek olmadığını söyledi.

Akpınar, devletin imkanlarının yerel yönetimlerin erişim gücü, özel sektörün kapasitesi, gönüllülerin desteği ve teknolojinin imkanlarıyla birleştirilmesi gerektiğini belirterek, “Bir ada ülkesinde deniz güvenliği bir tercih olmamalıdır! Devletin ve yerel yönetimlerin ortak sorumluluğudur.” ifadelerini kullandı.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com