Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, 30 Ağustos’ta Girne açıklarında meydana gelen gemi faciasının ardından denizcilik alanındaki sorunların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, 2023 yılında hizmete alınan Ada 74 dosyasını gündeme taşıdı.
İncirli, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, gemi faciasında hayatını kaybeden 14 kişinin acısının hâlâ taze olduğunu belirterek, olayın tüm yönleriyle ortaya çıkarılması, soruşturmanın titizlikle yürütülmesi ve sonuçların şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini ifade etti.
Denizcilik alanında yıllardır biriken sorunların Filo Jet faciasıyla yeniden gündeme geldiğini kaydeden İncirli, CTP’nin denizcilik politikalarını açıkladığını ve limanlar ile denizcilik otoritelerinin birbirinden ayrılması, etkin ve bağımsız bir denetim yapısının oluşturulması yönündeki hedeflerini daha önce kamuoyuyla paylaştıklarını belirtti.
“ADA 74’Ü UNUTMADIK”
İncirli, açıklamasında Ada 74 dosyasına da dikkat çekti.
2023 yılında “KKTC’nin Akdeniz’deki yeni gururu” olarak tanıtılan Ada 74 RoRo/feribotu, Mersin ile Gazimağusa arasında düzenli seferler gerçekleştirmek amacıyla hizmete alınmıştı. Resmi açıklamalarda geminin 400 yolcu, 15 TIR ve 25 küçük araç kapasitesine sahip olduğu ve haftada üç gün sefer yapmasının planlandığı belirtilmişti.
İncirli, daha sonra geminin sürdürülebilir olmadığı gerekçesiyle satış sürecine girdiğini ve bugün sefer yapmadığını belirterek, yatırım kararının hangi fizibiliteye dayandığının ve kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığının açıklanması gerektiğini savundu.
İncirli, “Ada 74’ün hangi fizibiliteye dayanarak alındığı, kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığı, yatırım kararının hangi değerlendirmelerden ve denetimlerden geçtiği ve böylesine iddialı biçimde tanıtılan bir yatırımın nasıl kısa sürede bu noktaya geldiği” sorularının kamuoyunun yanıt beklediği konular olduğunu ifade etti.
“KAMU KAYNAKLARI NASIL KULLANILDI?”
Ada 74 meselesinin yalnızca “başarısız bir yatırım” olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten İncirli, konunun kamu adına alınan kararlar, kamu kaynaklarının kullanımı, denetim mekanizmaları ve ortaya çıkan sonuç karşısında siyasi ve idari sorumlulukla ilgili olduğunu kaydetti.
İncirli, “Bu nedenle hükümetin bütününün siyasi sorumluluğu vardır” ifadelerini kullandı.
Ada 74’ü unutmadıklarını belirten İncirli, kamuyu zarara uğrattığını düşündükleri hiçbir dosyayı unutmayacaklarını söyledi.
İncirli ayrıca veriye dayalı karar üreten, şeffaf, hesap veren ve kamu yararını esas alan bir yönetim anlayışının oluşturulması gerektiğini ifade etti.







