BAROLAR BİRLİĞİ: “GEMİ FACİASINDA İZİN, DENETİM VE GÖZETİM GÖREVLERİ İNCELENMELİ”

Faciada hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dileğinde bulunan Barolar Birliği, kazanın nedenlerinin ve varsa sorumlularının ortaya çıkarılması amacıyla yürütülen soruşturmanın yakından takip edildiğini kaydetti.

Açıklamada, geminin sefere çıkmasına izin veren makamların, yapılan denetimlerin ve kamu kurumlarının deniz emniyeti kapsamında yerine getirmesi gereken görevlerin de soruşturma kapsamında ele alınması gerektiği vurgulandı.

“Cezai soruşturma idari sorumluluğun araştırılmasını ortadan kaldırmaz”

Barolar Birliği, deniz kazalarında cezai sorumluluk ile idari ve siyasi sorumluluğun farklı nitelikte olduğunu belirterek, devam eden cezai soruşturmanın kamu kurumlarının görevlerini yerine getirip getirmediğinin ayrıca araştırılmasına engel olmadığını ifade etti.

Açıklamada, Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) tarafından kabul edilen MSC.255(84) sayılı Deniz Kazaları Soruşturma Kodu’na atıfta bulunularak, deniz kazalarına ilişkin soruşturmaların tarafsız ve işlevsel olarak bağımsız yürütülmesi gerektiği belirtildi.

Soruşturmayı yürüten kişilerin kazaya karışan taraflardan ve kazaya ilişkin idari veya disiplin işlemi yapma yetkisine sahip makamlardan bağımsız olması gerektiğine dikkat çekildi.

Bu bağımsızlığın yalnızca şekli bir güvence olmaması gerektiği belirtilen açıklamada, soruşturmacıların delillerin toplanması ve değerlendirilmesi, kazanın nedenlerinin belirlenmesi ve güvenlik tavsiyelerinin hazırlanması süreçlerinde dışarıdan müdahale veya yönlendirmeye maruz kalmaması gerektiği kaydedildi.

AB düzenlemelerine de dikkat çekildi

Barolar Birliği, Avrupa Birliği’nin deniz kazalarının araştırılmasına ilişkin 2009/18/EC sayılı Direktifi’ne de işaret etti.

Direktif kapsamında soruşturmayı yürüten makamın, çıkarları soruşturmayla çatışabilecek kişi ve kurumlardan örgütsel, hukuki ve karar alma süreçleri bakımından bağımsız olması gerektiği ifade edildi.

Açıklamada ayrıca, Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın ilgili kararında, deniz güvenliğinin denetimi ve uygulanmasında görev alan kişilerin aynı zamanda deniz kazalarını araştıran kurulda yer almasının bağımsızlık ilkesiyle bağdaşmadığı yönündeki değerlendirmeye dikkat çekildi.

Barolar Birliği, soruşturmanın bağımsızlığı açısından yalnızca soruşturmayı yapan kişilerin tarafsız davranıp davranmadığının değil, soruşturulan idari yapı ile soruşturmayı yürüten yapı arasındaki ilişkinin de dikkate alınması gerektiğini belirtti.

“Gemiye sefere çıkma iznini kim verdi?”

Barolar Birliği, facianın tüm yönleriyle aydınlatılması için geminin sefere çıkmasına hangi makamların ve hangi denetimler sonucunda izin verdiğinin ortaya çıkarılmasını istedi.

Açıklamada, gerekli teknik ve idari denetimlerin yapılıp yapılmadığı, geminin denize elverişlilik ve güvenlik şartlarını taşıyıp taşımadığı ve ilgili kamu kurumlarının denetim ve gözetim görevlerini yerine getirip getirmediğinin araştırılması gerektiği vurgulandı.

Kamu kurumlarının işlem veya ihmallerinin soruşturmanın konusu olması halinde, aynı kurumların soruşturmanın yürütülmesi veya yönlendirilmesi üzerinde etkili olmasının bağımsız soruşturma ilkesiyle bağdaşmayacağı kaydedildi.

Çıkar çatışması uyarısı

Açıklamada OECD’nin Kamu Hizmetinde Çıkar Çatışmasının Yönetimine İlişkin Rehber İlkeleri’ne de atıfta bulunuldu.

Gerçek bir çıkar çatışmasının yanı sıra dışarıdan bakıldığında tarafsızlık konusunda haklı şüphe oluşturabilecek görünür çıkar çatışmalarının da dikkate alınması gerektiği belirtilen açıklamada, gerekli durumlarda ilgili kişilerin karar süreçlerinden çekilmesi, yetkilerinin sınırlandırılması veya başka kişilere devredilmesi gibi yöntemlerin uygulanabileceği ifade edildi.

Soruşturma süresince ilgili yetkilerden çekilmenin veya geçici olarak el çektirmenin bir suçluluk tespiti anlamına gelmediği vurgulanarak, bunun soruşturmanın bağımsızlığını korumaya yönelik bir tedbir olduğu belirtildi.

Barolar Birliği’nin talepleri

Kıbrıs Türk Barolar Birliği, soruşturmanın kapsamlı ve bağımsız şekilde yürütülmesi için şu talepleri sıraladı:

  • Kazaya ilişkin tüm teknik kayıtların, izin ve ruhsat dosyalarının, denetim kayıtlarının, kurumlar arası yazışmaların ve diğer delillerin gecikmeksizin muhafaza altına alınması,

  • Kazanın gemi şirketi, kaptan ve mürettebatın yanı sıra ilgili kamu kurumlarının izin, denetim ve gözetim görevleri bakımından da araştırılması,

  • İdarenin olası kusur veya ihmalinin, sorumluluğu araştırılabilecek bakanlık ve kurumlardan bağımsız şekilde incelenmesi,

  • Soruşturmanın konusu olabilecek makamların soruşturmanın kapsamı, delillerin toplanması ve değerlendirilmesi ile sonuçları üzerinde etkide bulunmasının önlenmesi,

  • Gerekli görülmesi halinde siyasi veya idari makamların soruşturmayla ilgili yetkilerinin geçici olarak başka bir makama devredilmesi veya bu yetkilerin kullanımından çekilmelerinin sağlanması,

  • Soruşturma sonucunda cezai sorumluluğun yanı sıra varsa idari ve siyasi sorumluluğun da ortaya konulması.

Barolar Birliği, facianın tüm yönleriyle aydınlatılması ve benzer olayların tekrar yaşanmaması için soruşturmanın yalnızca bağımsız yürütülmesinin değil, bu bağımsızlığın kurumsal olarak da güvence altına alınmasının önem taşıdığını belirtti.

Kıbrıs Türk Barolar Birliği, süreçte üzerlerine düşen her görevi yerine getirmeye hazır olduklarını kamuoyuna ve ilgili makamlara bildirdi.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com